Sarıçam Karakolu'nun üzerine çöken o karanlık gece, sadece yirmi iki fidanı toprağa düşürmedi; geride kalanların kaderine de silinmez bir mühür vurdu.
Bir yanda babasının 'intihar ettiği' yalanıyla büyüyen ama onun onurunu bir bayrak gibi kalbinde taşıyan Kemal... Diğer yanda, babasının kanını yerde bırakmamak için ruhunu karanlığa teslim eden, adalet ararken cellada dönüşen Melike...
Yıllar sonra yolları kesiştiğinde, artık sadece geçmişin hesaplaşması değil, vicdanın en ağır sınavı başlayacaktı. Eski bir İçişleri Bakanı'nın kızı, hırslı bir damat ve gölgelerin içinden ülkeyi yönettiğini sanan 'Derin Devlet' artıkları... Ankara'nın gri koridorlarından Şırnak'ın sarp dağlarına uzanan bu hikâyede, herkes kendi günahının bedelini en sevdikleriyle ödeyecek.
Ahmet Ergin, Kanlı Miras ile Türkiye'nin yakın tarihine, terörün gölgesinde kararan hayatlara ve 'devletin bekası' adına feda edilen bireylere sarsıcı bir bakış atıyor. Bu roman, sadece bir cinayetin anatomisi değil; bir milletin hafızasında kanayan yaraların, suskunlukların ve geç gelen adaletin destanıdır.